İSLaMiTeRiMLeR.NeT
06 Ocak 2009, 22:11:35 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Sitemiz yenilendiği için üye girişi yapamayan kardeşlerimizin yeniden üye olması rica olunur.
 
  Portal Ana Sayfa Islam Ansiklopedisi Kaynakça Site Rehberi Arapça-Osmanlica Klavye Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3 ... 7
1  Genel Kategori / Anketler / Ynt: En son hangi kitabı bitirdiniz? : 07 Aralık 2008, 00:08:35
Kırk Güzeller Çeşmesi- İskender Pala
2  İslam Ansiklopedisi / A / Ynt: ASHAB : 24 Ağustos 2008, 19:20:17
 Dil çıkaran
3  Genel Kategori / Anketler / Ynt: En son hangi kitabı bitirdiniz? : 19 Temmuz 2008, 13:41:02
Aşk Düşünce Yollara (Hikaye-i Bilal) - Münib Engin Noyan

Kitabı okuyanlar çok övgüyle söz etmiş. Bu nedenle ben de okudum. Övüldüğü kadar varmış. Tavsiye ederim. Güzel bir roman.
4  İslam Ansiklopedisi / A / Ynt: AHBÂR : 11 Mayıs 2008, 09:39:42
 Dil çıkaran
5  Genel Kategori / Ziyaret Defteri / Ynt: ESSELAM.. : 19 Nisan 2008, 11:01:30
ve Aleyküm Selam Sevgili Kardeşimiz; Hoşgeldiniz.
6  Genel Kategori / Anketler / Ynt: En son hangi kitabı bitirdiniz? : 08 Nisan 2008, 20:58:33
Diriliş Çağrısı - M. Fethullah Gülen
7  İslam Ansiklopedisi / M / Ynt: MUĞAYYEBÂT-I HAMSE : 29 Mart 2008, 12:22:00
 Dil çıkaran
Kardeşim kaynaktaki formatımız;

Sırayla yazar, kitabın ismi, cildi (varsa), yayınevi, basım yeri ve tarihi, sayfası şeklindedir.

Diğer bilgileri de eklerseniz daha iyi olur.
8  İslam Ansiklopedisi / A / ABDULLAH b. SELAM : 29 Mart 2008, 12:18:05
ABDULLAH b. SELAM
عبدالله بن سل م

Terim: Ebû Yûsuf Abdullah b. Selâm b. el-Hâris (ö. 43/663-64)

Yahudi âlimi iken daha sonra müslüman olan meşhur sahâbî.

Medine civarına yerleşmiş bulunan üç yahudi kabilesinden .Benî Kaynukâ'a mensuptur. Hz. Yûsuf neslinden geldiği rivayet edilir. Asıl adı Husayn iken müslüman olunca bu isim Hz. Peygamber tarafından Abdullah'a çevrilmiştir. Babası gibi o da yahudi âlimlerindendi.

Umumiyetle kabul edilen rivayete göre ise, Hz. Peygamber hicret yolculuğunun sonunda Küba'ya varınca yanına gelmiş ve kendisine yönelttiği bazı soruların doğru cevaplarını aldıktan sonra, bunların ancak bir peygamber tarafından bilinebileceğini söyleyerek Müslüman olmuştur.

Abdullah, halası dahil bütün ev halkının Müslümanlığı seçmelerini de sağlamıştır. Uhud Savaşı'na katılmış. Medine civarında bulunan yahudi kabilelerinden Benî Nadîr'in muhasarasında bulunmuş, Benî Kurayza'dan esir alınan kadın ve çocukların muhafaza edilmesi işi de ona verilmiştir. Ayrıca Hz. Ömer devrinde Kudüs’ün fethine ve Câbiye'deki toplantıya katılmış. 642 yılında Sâsânîler'le yapılan Nihâvend Savaşı'nda da bulunmuştur. Halife Osman'ın evini kuşatan âsilere engel olmaya çalışmışsa da muvaffak olamamıştır. İlk iki halife hakkındaki övücü sözleri kaynaklarda yer almaktadır. Hz. Ali'ye biat etmemekle beraber ona Irak'a gitmemek ve Âişe ile mücadeleye girişmemek konusunda telkinde bulunmuştur. Muâviye'nin halifeliği sırasında Medine'de vefat etmiştir.

Hz. Peygamber'in cennetle müjdelediği Abdullah'ın ashap tarafından bir âlim olarak büyük saygı gördüğünde şüphe yoktur. Nitekim Muâz b. Cebel, vefatı sırasında, talebesi Yezîd b. Seksekfye kendisinden sonra faydalanabileceği dört kişinin adını verirken Abdullah b. Selâm'ı da saymıştır.

Başta oğullan Muhammed ile Yûsuf olmak üzere Ebu Hüreyre. Enes o. Mâlik. Atâ b. Yesâr, Basra Kadısı Zürâre b. Evfâ ve diğer bazı kişiler kendisinden Hadis rivayet etmişlerdir. Buhârî ve diğer muhaddisler, ondan hadis nakletmekte tereddüt göstermemişlerdir. Ayrıca peygamberler tarihi, kâinatın ve insanın yaratılışı fiten, melahim ve kıyamet alâmetlerine dair kendisine nisbet edilen bazı bilgiler İslâm âlimleri tarafından nakledilmiştir, İsrâiliyyat'ın karıştığı bu nevi rivayetler onun sika ve adl vasıflarının reddedilmesi için bir sebep teşkil etmez. Nitekim cerh ve ta'dil kitaplarında kendisine herhangi bir tenkit yöneltilmez.

Abdullah b. Selâm'a nisbet edilen bazı risaleler zamanımıza kadar gelmiştir. Hz. Peygamber'e sorduğu sorularla bunlara verilen cevaplan ihtiva eden ve birçok yazması bulunan el-Mesâ'il’i Ka-hire'de basılmıştır (1867). Büyüye dair üç varaklık bir risalesi ile Hz. Peygamber'in kavli ve fiilî bazı sünnetlerini içine alan başka, bir risâlesi ise yazma halindedir.

Sahibi: yolcu
İlgili alan: Tarih
Kaynak: Mustafa Fayda, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c1, İstanbul, 1988, s.134-135
9  İslam Ansiklopedisi / A / Ynt: AMEL : 23 Mart 2008, 14:22:41
 Dil çıkaran
10  İslam Ansiklopedisi / A / Ynt: AZL : 23 Mart 2008, 14:14:21
 Dil çıkaran
11  İslam Ansiklopedisi / A / ABDULLAH b. AMR b. AS : 18 Mart 2008, 23:09:13
ABDULLAH b. AMR b. AS
عبدالله بن امر بن اعاص

Terim: Abdullah b. Amr b. As; Ebû Muhammed Abdullah b. Amr b. el-Âs el-Kureşî (ö. 65/684-85)

Hz. Peygamber'den duyduğu hadisleri onun huzurunda yazmasına izin verilen sahâbî.

Hicretten yedi yıl kadar önce Mekke'de doğdu. Aralarında sadece on bir veya on iki yaş fark olduğu söylenen babası Amr b. Âs'dan önce müslüman oldu ve hicretin 7. yılından sonra onunla birlikte Medine'ye göç etti. Süryâni-ce'yi iyi bilen, Tevrat'ı okuyan Abdullah'ın yazısı da güzeldi. Bu sebeple Hz. Peygamber'den duyup da ezberlemek istediği hadisleri unutmamak için not ederdi. Bazı sahâbîler, duyduğu her sözü kaydetmesini doğru bulmayınca Resûl-i Ekrem'e müracaat etmiş, o da kendisinden duyduğu her sözü ve her davranışını yazabileceğine dair izin vermişti (bk. Müsned, il, 192, 207). Abdullah, es-Sahîfetü's-sâdıka. adıyla topladığı bu hadisleri bir sandıkta dikkatle korur ve kendisini hayata bağlayan şeylerin' başında Sahîfe'nin geldiğini söylerdi. Ebû Hüreyre, kendisinden fazla hadis bilen yegâne
sahâbînin Abdullah b. Amr olduğunu belirtmiş, bunun sebebini de onun Hz. Peygamber'den duyduğu hadisleri yazmasına bağlamıştır (bk. Buhârî, "ilim", 39).

Abdullah geniş hadis ve fıkıh bilgisinden dolayı abâdile* arasında yer almıştır. İbadetle fazla meşgul olduğu, devamlı oruç tuttuğu, hafız olması sebebiyle hergün Kur'an'ı hatmettiği (bk. Müsned, 11, 163, 199) için aile hayatını ihmal etmiş, hatta bu yüzden babası tarafından Hz. Peygamber'e şikâyet edilmiştir. Peygamber de yedi günden, (bazı rivayetlere göre üç günden)daha kısa bir sürede Kur'an'ı hatmetmemesini. Hz. Dâvûd gibi bir gün oruç tutup bir gün tutmamasını, ibadetten artakalan zamanını aile fertleriyle birlikte geçirmesini ve dinlenmesini tavsiye etmiştir. Abdullah, yaşlandığı zaman Hz. Peygamber'in Kendisine gösterdiği kolaylıklardan yeteri kadar faydalanmadığından ötürü pişmanlık duyduğunu söylemiştir.
Babasıyla birlikte Şam'ın fethinde ve Yermük Savaşı'nda bulunmuş, bu savaşta babasının sancaktarlığını yapmış, Sıffîn Savaşı'na katılması için babasının ısrar etmesi üzerine onunla beraber Muâviye ordusunda yer almış, fa'kat müslümanlara silâh çekmemiştir. Savaş sırasında her biri Ammâr b. Yâsir'i kendisinin öldürdüğünü iddia eden iki kişi, Muâviye'nin huzurunda tartışırken Abdullah söze karışmış ve bunun iftihar edilecek bir şey olmadığını, çünkü Ammâr'ın âsi bir topluluk (el-fietü'l-bâğıye) tarafından öldürüleceğini bizzat Peygamber'den duyduğunu söylemiştir. Bunun üzerine Muâviye, "Öyleyse sen aramızda ne arıyorsun?" diye sormuş, o da babasının evvelce kendisini Peygamber'e şikâyet ettiğini, Resûl-i Ekrem'in, "Hayatta olduğun müddetçe babana itaat et, sakın ona karşı gelme" dediğini, bu sebeple savaşa katıldığını ve fakat savaşmadığını söylemiştir (bk. Müsned, II, 164). Diğer bir rivayete göre, hayatının son yıllarında Sıffin'de bulunmuş olmaktan duyduğu derin üzüntüyü, "Keşke yirmi yıl önce ölseydim!" demek suretiyle dile getirmiş, ayrıca müslümanlar arasındaki savaşlara fiilen katıldığından dolayı babasını tenkit etmiştir.

Abdullah, Muâviye tarafından Kûfe'ye vali tayin edilmiş, fakat bir müddet sonra bu görevden alınarak yerine Mu-gîre b. Şu'be getirilmiştir. Babasının vefatı üzerine Mısır'a vali tayin edilmişse de bu görevde de uzun süre kalmamıştır. Ömrünün son yıllarında gözlerini kaybetmiş, yetmiş iki yaşında iken Mısır'da vefat etmiştir. Türbe günümüzde Kahire ile birleşmiş bulunan Fustat'ta Amr b. As Camii'nin kıbleye göre sol köşesinde yer almaktadır.

En çok hadis bilen sahâbî olmasına rağmen ondan intikal eden hadis sayısı sadece yedi yüz civarındadır. Bunun sebepleri arasında, hadis öğrenim merkezi durumundaki Medine'den hayli uzakta bulunan Mısır'da yaşamış olması, kendisini hadis rivayetinden çok ibadete vermesi ve belki de eski kültüre aşinalığı sebebiyle rivayetlerine İsrâiliyat'ın karışabileceği korkusuyla ondan hadis almakta çekingen davranılması gibi hususlar zikredilebilir.

Sahibi: yolcu
İlgili alan: Tarih
Kaynak: M. Yaşar Kandemir, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, c1, İstanbul, 1988, s.85


Terimin Hazırlanmasında Büyük Emeği Geçen Kardeşim "baharistan" adlı üyeye teşekkürlerimi sunarım.
12  Genel Kategori / Anketler / Ynt: En son hangi kitabı bitirdiniz? : 18 Mart 2008, 17:42:43
Ruhsal Zeka- Muhammed Bozdağ
13  Genel Kategori / Anketler / Ynt: En son hangi kitabı bitirdiniz? : 04 Mart 2008, 23:35:56
Hayırlı ve faydalı olsun inş.
Önden Giden Atlıları duymuştum. Konusu özellikle yurt dışına türk okullarına eğitim vermeye gidenler diye biliyorum.
14  Genel Kategori / Anketler / Ynt: En son hangi kitabı bitirdiniz? : 04 Mart 2008, 20:24:39
Ağabey maşallah. bu hızla inş. yakında külliyatı bitirirsiniz.
15  Genel Kategori / Duyurular / Ynt: 500. Terim : 27 Şubat 2008, 07:09:13
Maşallah. Inş; binlere de ulaşırız hayırlısıyla.
Sayfa: [1] 2 3 ... 7
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Joomla Bridge by JoomlaHacks.com
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!