İSLaMiTeRiMLeR.NeT
Anasayfa arrow İslam Ansiklopedisi arrow E arrow Ezârika  
21 08 2008
Ezârika PDF Yazdır E-Posta

Terim: Bunlar Hicrî 64/683-4 tarihinde Basra’da huruc eden Nâfi b. el-Ezrak'ın (Haricilerin Ezarika kolunun son lideridir. Hatib ve şair bir kimse idi. Haccacın ordusu tarafından öldürülmüştür)  mensuplarıdır. Bu zümre Abdullah b. Zübeyr zama­nında, Nafi ile birlikte Basra'dan Ehvaz'a gelip, Ehvaz ve çevresini ele geçirmiş, doğuya doğru ilerleyerek Fâris ve Kirman beldelerinin almış İbnü'z-Zübeyr'in oralarda bulunan amillerini öldürmüştü.Hariciler içinde en çok ve en kuvvetli fırka Ezarikadır. Nafi’nin h. 64/684-5 tarihinde katl edilmesinden sonra Ubeydullah b. El-Mahuz, mayıs 696 da yine savaşta öldürülene kadar Ezrakîlerin başında bulundu
Atıyye b. Esved el-Hanefî, Abdullah b. Mâhûz ve kardeşleri Osman ve Zübeyr, Amr b. Umeyr el-Anberî, Katarî b. el-Fücâe el-Mâzenî, Ubeyde b.  Hilal el-Yeşkurî ile kardeşi Muhriz b. Hilal, Sahr b. Habıb et-Temîmî, Salit, b Mihrak el-Abdî, Abdu Rabbihi'l-Kebir, Abdu Rabbih's-Sağir gibi hârici eminleri Nâfi b. el-Ezrak'la birlikte olup beraberlerinde kendi görüşlerim benimseyen ve yollarını takip eden otuz bin civarında orduları bulunuyordu.

Basra valisi Abdullah b. Haris b. Nevfel en-Nevfelî, ordu komutan, Müslim b. Abis b. Küreyz b. Habib komutasındaki bir orduyu bunlar üzerine gönderdi, fakat Haricîler Müslim'i öldürüp, orduyu mağlup ettiler. Bunun ardından Osman b. Abdullah b. Muammer et-Temîmî komutasındaki orduyu da mağlup eden Haricîler, Harise b. Bedr el-Attâbî komutasındaki daha güçlü olan üçüncü orduyu da mağlup edince, Basra halkı, beldeleri ve canlan konusunda Hâricîler'den büyük bir korku hissetmeye başladılar. Daha sonra Hâricîler'e karşı çıkarılan Mühelleb b. Ebi Sufre komutasındaki ordu, ondokuz yıl süreyle Ezârika ile savaştı ve Haccac zamanında bu savaşı bitirdi. Nâfi b. el-Ezrak, Mühelleb'le savaşa başlamadan önce vefat etti, daha sonra Ezârika Katarî b. el-Fücâe'ye biat ettiler ve onu müminlerin emiri diye isimlendirerek riyasetinde savaşa devam ettiler. Ezarika'nın görüşleri şunlardır.

Bu bid'atı sürdüren Ezârika, daha da ileri giderek Hz. Osman, Talha, Zübeyr, Hz. Aişe, Abdullah b. Abbâs ve onlarla beraber bulunan Müslümanları da tekfir ederek hepsinin cehennemde ebedî olarak kalacaklarını iddia etti.
a. Bu grup Ali'yi tekfir etmiş "Dünya hayatıyla ilgili söylediklerinden hoşlandığın, kalbindekine Allah'ı şahit tutan öyleleri vardır ki o hasımların en şiddetlisidir ayeti onlara göre Ali hakkında nazil olmuştur. Ali'yi öl­dürmesi hususunda Abdurrahman b. Mülcem'i (Allah lanet etsin) tasvip ederek "İnsanlardan öylesi vardır ki, canını Allah rızasını kazanmak için feda eder." ayetinin onunla ilgili olarak indiğini iddia ederler. Hatta Hâriciler'in müftüsü, en büyük zahit, ve şairi olan İmran b. Hıttân, Abdurrahman b. Mulcem'in Hz. Ali'ye vurduğu kılıç darbesini anlatırken, "Ey kendini vermiş kulun darbesi, o bu darbeyle arşın sahibinin yanında derece kınamak istedi. Ben onu bir gün anacağım, sanıyorum ki o, Allah katında bulun yaratılmışların içinde mizanı iyiliklerle dolu olandır demişti.

b. Kendileriyle birlikte ayaklanmayan kaadeyi dost edinen ve kaadeyi kafir saymayan, kendilerine hicret ederek katılanları imtihan etmeyen Harici seleflerinden uzak durup yüz çevirmişleridir. Bunun kendilerine açık, onlara gizli olduğunu söylerler.Kaade kendi dinine muvafık da olsa on­larla hiçbir ilgisi bulunmadığını belirterek kendileriyle savaşılabileceğini ortaya koyan ve kendi bulunduğu yere hicret etmeyenlerin kâfir olduğunu belirtti. Bunu yapan ilk kişi Nâfi'dir.Kaade müşriktir.

c. Muhaliflerin çocuklarını ve beraberinde bulunan kadınları öldürmek,
onlara göre mubahtır. Müşriklerin küçük yaşta ölen çocukları babalarıyla birlikte cehen­nemde  olacaklardır.

d.        Zina eden kimsenin, Kur'an'da bahsi geçmediği için recmedilmemesi
gerekir. Namuslu kadınlara zina isnad edenlere kazif haddi uygulanması
gerekli olmasına rağmen, Kur'an'da bulunmaması sebebiyle, namuslu erkek­
lere zina isnad edenlere de kazif haddinin uygulanmaması icap eder.       

e.  Takıyye ne sözde ne de amelde caiz değildir.

g. Nâfi' Allah'ın nübüvvetten sonra kâfir olacağını bildiği bir kimseyi
yahut peygamberlik gelmeden kâfir olan kimseyi, peygamber olarak gön­
dermesinin caiz olduğunu ileri sürmektedir. Zira büyük ve küçük günahlar
belirli bir durumda ona göre küfür sayılmaktadır. Böylece
ümmet içinde içinde, peygamberler hakkında, küfür sayılan büyük ve küçük
günahları caiz görenler bulunduğu görülmektedir.

. Ezârika'nın aralarında ittifak ettiği bir husus, büyük günahlardan bi­rini işleyen kimsenin kâfir olup, tamamiyle dinin dışına çıkmış olmasıdır. Bu kimse diğer kâfirlerle birlikte cehennemde ebedî kalaçaktır. Bu konuda İblis'in küfrünü örnek gösterek "İblis Allah kendisine Adem'e secde etmesini emrettiğinde imtina etti, başka bir kebîre işlemedi, yoksa o Allah'ın vahdaniyetini biliyordu" şeklinde istidlalde bulunmuşlar­dır

Doğum yeri ve yılı hakkında bilgi bulunmayan ve fakat Bekr b. Vâil kabilesinin Benu Hanîfe kolundandır. Kur'anı Kerim'i ciddi bir şekilde öğrenmiş, fıkıhla ilgilenmiş, ve Mekke'de bulunduğu sırada arkadaşı Necde b. âmir'le İbn Abbâs'ın derslerine devam et­miş, hatta bazı konulan onu usandıracak derecede sorup öğrenmeye çalışmıştır. Nâfi, sa­dece ilmi planda değil, siyâsi ve askeri planda da düşüncelerini uygulamaya çalışmış, Ubeydullah'ın Basra valiliği sırasında Haricîlerle beraber olduğu için bir süre hapsedilmiş, daha sonra İbn Zübeyr'le görüşmek üzere Mekke'ye gitmiş, Basra'da çıkan karışıklıklar üzerine geri dönmüş, İbn Zübeyr'in valisinin Basra'ya girmesine karşı koymuşsa da, bunu başaramamış, sonunda Huzistan ve Ehvâz eyaletlerinin doğusuna çekilmiştir. Burada kendisini takip eden İbn Zübeyr kuvvetleri karşısında mağlup olup öldürülmüştür, mensuplar, olan Ezârika, kendisinden sonra varlığın, sürdürmüştür. (Geniş bilgi  için bk."Ezârika md." Mustafa ÖZ)

Sahibi: Ebu Rudeyha
İlgili Alan: islam Tarihi
Kaynak: El-Fark beynel’l- Firak, 1948-Mısır, s. 50 vd.; İslam Mezhepleri Tarihi, (el-milel ve’-nihal), Muhammed Abdulkerim eş-Şehristani, (trc: Dr. Mustafa Öz), Ensar Neşriyat, İstanbul-Mayıs-2005, s.60-61; İlk dönem İslam mezhepleri, El-Eşari, (trc: Mehmet Dalkılıç, Ömer aydın), Kabalcı, İstanbul-Ekim-2005, s. 103; Diyanet İslam Ansiklopedisi, TDV, "Ezârika md.", c. 12, s. 45-46.

Gönderilme tarihi . Bu yazıya yazılan cevapları RSS RSS 2.0 ile takip edebilirsiniz. Bu yazı Yok kez favori olarak seçildi. Yorum yazmak için tıklayınız. Etiketler: İslam Ansiklopedisi, E, Ezârika.
Gösterim: 498
Ziyaretçilerin yorumu (1)
Ziyaretçi oyu
   (0 oy)

Gönderen Ebu Rudeyha
21-09-2007 21:50,
 
Hayırlı olsun
İnşaallah bu çalışma araştırma yapacak kardeşlerimize yardımcı ve örnek olur.
 
 
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.Lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.


mXcomment 1.0.4 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
 
< Önceki   Sonraki >
Webdesign www.webmedie.dk Hjemmeside af www.webmedie.dk